top of page

İnsan Kendini Arayan Bir Varlık mıdır?

Güncelleme tarihi: 19 May

İnsan belki de evrende kendine dair soru soran tek varlık. Bu soru, hem felsefeyi hem psikolojiyi yakından ilgilendiriyor.




Antik Yunan’da Platon insanı ikiye böldü: geçici beden ve ölümsüz ruh. Beden bir hapishane gibiydi, ruh ise gerçek vatanına, yani idealar dünyasına dönmeyi bekliyordu. Aristoteles buna itiraz etti; ona göre ruh ve bedeni birbirinden ayırmak mümkün değildi. İnsan, bu ikisinin birleşimiydi ve doğası gereği toplum içinde yaşamak zorundaydı.


Yüzyıllar sonra Descartes her şeyi şüpheye tabi tuttu ve geriye yalnızca bir şey kaldı: “Düşünüyorum, öyleyse varım.” İnsan özünde düşünen bir varlıktı. Kant bunu bir adım ileri taşıdı; insan yalnızca düşünmekle kalmaz, özgür iradesiyle kendi ahlak yasasını da koyabilir. Bu onu sorumlu, dolayısıyla onurlu bir varlık yapar.


Varoluşçular ise tüm bu temelleri sarstı. Sartre’a göre insanın önceden yazılmış bir özü yoktur; önce var olur, sonra kendini yaratır. Bu büyük bir özgürlüktür ama aynı zamanda ağır bir yüktür. Camus ise insanın anlamsız bir evrende anlam aradığını söyler ve buna “absürd” der. Heidegger’e göre insan ölümlülüğünü bilerek yaşayan tek varlıktır ve bu farkındalık onu sahici bir hayata çağırır.


Psikoloji aynı insanı içeriden inceledi. Freud, görünenin altında karanlık bir derinlik olduğunu keşfetti ve buna "bilinçdışı" dedi. İd, ego ve süperego arasındaki sessiz savaş kişiliği şekillendirir; insan çoğu zaman bu savaşın farkında bile değildir. Maslow ise insanı daha iyimser bir gözle izledi: güvenlik, aidiyet, saygı ve en tepede öz-gerçekleştirme. İnsan sürekli yukarıya doğru çeken bir iç güçle hareket eder.


Viktor Frankl bu tabloya en derin noktadan dokundu. Nazi kamplarında bile gördü bunu: anlam bulan insan, her şeye dayanabilir. Anlamsızlık ise en ağır yıkımdır. İnsanı harekete geçiren şey haz ya da güç değil, anlam arayışıdır.


Felsefe "insan ne olmalı?" Psikoloji ise "insan neden böyle davranıyor?" diye sorar. İnsan, hem dış dünyayla hem kendi içiyle durmaksızın hesaplaşan, anlam icat eden ve kendini aşmaya çalışan bir varlıktır. Belki de en yoğun biçimiyle insan olmak, bu arayışın ta kendisidir.


Yorumlar


bottom of page