Sevgi Gibi Görünen Kontrol.
- Ebru Aydın

- 4 May
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 20 May

Bir süre sonra neyin normal olduğunu unutuyorsun.
Sürekli açıklama yapıyorsun. Kendini savunuyorsun.Yanlış bir şey yapıp yapmadığını düşünüyorsun. Bir bakıyorsun; eskiden doğal gelen davranışların bile suç gibi hissettirmeye başlamış.
Ve en üzücü yanı da:
Bunu sevgi sanıyorsun.
Bir ilişkide kendini sürekli yorgun, değersiz ya da suçlu hissediyorsan; durmanın ve şu soruyu sormanın belki de vakti gelmiştir:
Bu gerçekten sevgi mi?
Cevabı bulmak kolay olmayabilir. Çünkü manipülasyon çoğu zaman bağırarak gelmez.
Sessizce yerleşir. Başta “ilgi” gibi görünür.
“Seni düşünüyorum.” “Sadece merak ettim.” “Ben olsam öyle yapmazdım.” “Herkes seni anlamaz ama ben anlıyorum” la sinsi sinsi gelir.
Sonra yavaş yavaş; senin yerine düşünmeye, senin yerine yorumlamaya, senin yerine karar vermeye başlar. Manipülasyonun en yakan tarafı, kişinin gerçeklik algısını aşındırmasıdır. Çünkü bir süre sonra karşındaki kişiyi değil, kendini sorgulamaya başlarsın.
“Belki ben abartıyorum.” “Belki gerçekten sorun bendedir.” “Belki de bu kadar tepki vermemeliyim.” İşte tam o noktada, anormal olan normalleşmeye başlar.
O ilişkide hep bir şeylerin yanlış olduğu hissettirilir.
Giyimin fazla olur.
Sessizliğin problem olur.
Konuşman yanlış anlaşılır.
Arkadaşların “uygunsuz” bulunur.
Kararların küçümsenir.
Sen de zamanla bunu içselleştirirsin. Çünkü insan zihni, sürekli maruz kaldığı şeye inanmaya meyillidir. Bir şey uzun süre tekrar edilirse, onu gerçek sanmaya başlayabilirsin. Bir süre sonra kararlarını özgürce verememeye başlarsın.
Ne giyeceğini düşünürken o aklına gelir. Mesaj atmadan önce nasıl tepki vereceğini,
bir arkadaşınla görüşürken sorun çıkıp çıkmayacağını düşünürsün. Hayatın özgür seçimlerinden uzaklaşır, sürekli kriz yönetirsin.
Manipülasyon çoğu zaman sevgiyi kullanır. “Sana olan sevgimden…” “Ben sadece seni korumaya çalışıyorum.” “Senin iyiliğin için söylüyorum.” cümleleriyle yaklaşır. Zaten bu yüzden fark edilmesi zordur. Çünkü sevilme ihtiyacı yoğun insan, kontrolü sevgiyle karıştırabilir. Özellikle de geçmişinde; onay almak için uyum sağlamak, sevilmek için kendinden vermek, ilişkiyi korumak için susmak zorunda kaldıysa…
Manipülasyon bu yüzden tanıdık gelebilir. Tanıdık olan da güven de hissettirir. Sağlıklı olmasa da...
Manipülatif kişilerle hayatın her anı suçluluktur. “Beni sevseydin bunu yapmazdın.” “Demek ki ben senin için önemli değilim.” “Gidiyorum o zaman.” gibi cümlelerle, ilişkinin sorumluluğu sürekli senin omuzlarına bırakılır.
Karşındaki kişinin duygularını yönetmek zorundaymışsın gibi hissedersin. O üzülmesin duygularını saklarsın. Öfkelenmesin diye susarsın. Gitmesin diye kendinden vazgeçersin.
Teslim olduktan sonra da bitkisel hayat dönemi başlar. Bunun çoğu sebebi gaslighting. Uykudan uyandırmayan taktik.
“Öyle bir şey demedim.” “Sen yanlış anladın.” “Hayal kuruyorsun.” “Çok hassassın.” gibi cümleler, kendi zihninden şüphe etmene neden olur. Bir süre sonra yaşadığın şeyi değil,
karşındaki kişinin sana anlattığı seni gerçek sanmaya başlarsın.
Manipülasyonun en görünmeyen taraflarından biri de izolasyondur.
Seni ailenden, arkadaşlarından, kendini iyi hissettiğin alanlardan yavaş yavaş uzaklaştırır. Kendini tek destek noktan haline getirir. Yalnız insanın gerçekliği test etmesi zorlaşır. Ve dünyası küçüldüğünde, onu yönlendirmek kolaylaşır.
Sağlıklı ilişkiler mükemmel değildir.
Tartışmalar olur. Yanlış anlaşılmalar olur. Kırgınlıklar olur. Ama sağlıklı ilişkide korku merkez olmaz. Sürekli suçlanan taraf sen olmazsın. “Hayır” dediğinde cezalandırılmazsın. Kendin gibi hissetmek için mücadele etmek zorunda kalmazsın. Sağlıklı biri, kendine değer vermeni tehdit olarak algılamaz. Çünkü amacı seni yönetmek değil, yaşamaktır.
Manipülatif ilişkilerde ise insan, kendini yaşamayı bırakıp ilişkiyi yönetmeye çalışır. Sürekli tetikte yaşar. Ne yaparsa sorun çıkmayacağını hesaplar. Kendi ihtiyaçları hep geri planda kalır.
Ve bir noktadan sonra: “Ben ne hissediyorum?” sorusu yerini “O nasıl tepki verir?” e bırakır.
Aslında manipülasyonunun yıpratan tarafı, sana zarar vermesi değildir. Kendi sesini, onun sesinden ayıramayacak hale gelmendir.
Bazı insanlar seni sevmez. Sadece seni, kendilerinden uzaklaşamayacak hale getirmek ister.
Bu ağa takılan milyonlarca insanız. Çünkü rahatça içeri sızabildikleri tek alan sevilmeye olan ihtiyacımız.
Denize düşen. yılana sarılır misali...


Yorumlar